إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ
Indeed, I am to you a trustworthy messenger
Indeed, I am to you a trustworthy messenger.
Sesungguhnya aku adalah seorang rasul kepercayaan (yang diutus) kepadamu.
Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.
میں تمہارے لیے ایک امانت دار رسول ہوں
Je suis pour vous un messager digne de confiance.
Gewiß, ich bin für euch ein vertrauenswürdiger Gesandter.
Tenéis en mí a un enviado digno de confianza.
Я являюсь посланником к вам, достойным доверия.