أَتُتۡرَكُونَ فِي مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ
Will you be left in what is here, secure [from death]
Will you be left in what is here, secure [from death],
Adakah kamu akan dibiarkan tinggal disini (di negeri kamu ini) dengan aman,
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
کیا تم اُن سب چیزوں کے درمیان، جو یہاں ہیں، بس یوں ہی اطمینان سے رہنے دیے جاؤ گے؟
Vous laissera-t-on en sécurité dans votre présente condition?
Werdet ihr etwa in Sicherheit belassen in dem, was hier ist,
¿Se os va a dejar en seguridad con lo que aquí abajo tenéis,
Неужели вы будете оставлены в безопасности среди того, что есть здесь,